yazı ekle   takvim   gelişmiş arama   site istatistikleri   SanalAlemYalnızBizimDeğil   İsterVerİsterVerme   Foto/Video/Ses Arşivi   Logo Links
izleniyoruz.net
  
       
PANOPTİKON: GÖZÜN İKTİDARI
Akıl Fikir Verin

PANOPTİKON: GÖZÜN İKTİDARI

Hazırlayanlar: Barış Çoban, Zeynep Özarslan
Yazarlar: Jeremy Bentham, Catherine Pease Watkin, Simon Werret, Barış Çoban, Zeynep Özarslan

Su Yayınları. 2008.

 

Modern iktidarın anlaşılması bağlamında, Bentham’ın “Panoptikon”u oldukça önemli bir metindir. Tarihsel olarak, tanrı ya da tanrı-kralların, “kutsal” iktidarların toplum üzerindeki denetiminin göstergesi olan “göz”, panoptikon ile birlikte dindışı, kutsal olmayan iktidarın yeni iktidar biçimiyle birlikte yeryüzüne inmiştir. Kapitalist iktidar toplumsal denetimin sağlanması sürecinde “göz”ü aşırı bir biçimde vurgulamıştır, görünmeden gören iktidar ile toplumun bilinçyapısını “göz”ün baskısıyla tahakküm altına alınır. 

Michel Foucault’un “Hapishanenin Doğuşu” (Discipline and Punishment) adlı çalışması Bentham’ın “Panoptikon”u üzerine kuruludur. Bentham’ın metni, kapitalizm ile birlikte toplumsal iktidarın geçirdiği yapısal dönüşüme gönderme yapmaktadır. Kapitalist iktidar biçimlerinin anlaşılması bakımından panoptik yapı oldukça önemlidir. Gözetim, iktidarın temel denetim biçimlerinden birisi haline gelirken, “göz” önemli bir iktidar organına dönüşmüştür. “İktidarın gözü” yaşamı bir hapishaneye dönüştürür. Özellikle, üretim süreçlerinde işçilerin denetim altına alınması ve sonrasında tüm yaşam alanlarının iktidarın gözü için görünür kılınır.

Küresel kapitalizm yeni teknolojilerin, özellikle de iletişim teknolojilerini kullanarak  toplumsal denetimi sağlanmaktadır. “Gözün iktidarı” küreselleşmekte ve toplumsal özgürlükleri yokederek, baskıcı gözetim toplumunu yerel iktidarların yardımıyla yeniden-biçimlendirmektedir. Küresel panoptikon, yeni emperyal iktidarın “yeni dünya düzeni”dir. Toplumlar, küreselleşme süreci ile birlikte, “gözün iktidarı” tarafından teslim alınmıştır, başka bir deyişle herkes “gözaltına” alınmıştır. Küresel iktidarın teknolojik gözü toplumları tehdit olarak tanımlamakta ve tüm dünya yeni iletişim ve savaş teknolojilerinin kullanımıyla yüksek güvenlikli bir hapishaneye dönüştürülmektedir. Küresel panoptikon, iktidarın toplumları mahkum ettiği kara-ütopyadır. Toplumsal özgürlük ise halen bir ütopyadır, “göz” iktidardan arınıp özgürlük ve eşitlikçi bir toplumun düşünü görmedikçe, iktidarın organı olarak özgürlüğü tehdit etmeye devam edecektir.

  
ben
Akıl Fikir Verinselam sitenize ilk defa giriyorum ve çok tuhaf bir düşünce içerisinde olduğunuzu düşünüyorum sora bilirmiyim neden bu çabanız bu kameralar evlerimize odalarımıza konmadıki soklarıma kondu ki güvenlik için cevabınızı bekleyecegim

modefatih@hotmail.com  devamı (2 kelime)
Witness
"bu kameralar olayıyla bağlantılı dün akşam tv'de seyrettiğim bir programı anlatmak istiyorum.
Niv York belediyesi bu kameralardan 400 tane daha almaya karar vermiş. Zaten var yani. Buna karşılık burada "Witness/Şahit" denilen bir oluşumda aslında tüm dunyayı kapsayacak şekilde yaratıcı bir karşı atak yöntemi bulmuş. Başlarında da Peter Gabriel var....
  devamı (54 kelime)
küçük çocuklar oynarken sokakta...
"reclaim the streets"
bir küçücük olay...
  devamı (14 kelime)
MOBESE HER YERDE
Evet İstanbul Valiliği'nin okullardaki uyuşturucu, şiddet ve ırkçılığı önlemek maksadıyla 310 okul sokağına Mobese Kamerası dikmesiyle durumun vahimmiyeti ve adamların bu kameraları dikerken ne kadar organize ve alıştırmacı mantıkla çalıştıkları da anlaşılıyor herhalde. Yani 9 ay önce sokaklara dikilen Mobese Kameraları'nın ikinci ayağı ...  devamı (245 kelime)
film seti
"Heryerin görüldüğü anda karanlık yenilmeyecek; gölgesiz bir şehir boyut düşecektir."

Henüz yapım aşamasında olan filmin dış mekanlarını sokaklar, caddeler ve meydanlar oluştururken, iç mekanlarını okullar, bankalar, müzeler ve hapishaneler oluşturuyor. Maliye bakanlığı bu yıl yeterli bütçeyi ayıramadığından oyuncular sıradan vatandaşlardan seçilmiş. Dekor, kostüm gibi masrafları da yok ayrıca bu filmin çünkü tamamen doğaçlama olarak çekilecek kimse çekildiğinin farkında olmayacakmış. Filmin hangi formatta hazırlandığı -sesli mi sessiz mi, renkli mi renksiz mi-, yönetmenin kim olduğu da sır gibi saklanıyor. Filmin türü hakkında da belli periyodlarla haberlere verilen fragmanlardan öte bilgiye sahip değiliz. Bu fragmanlardan anlayabildiğimiz kadarıyla oldukça hareketli bir filme benziyor. Çünkü filmde sürekli bir kovalamaca, hırsız-polis, veya toplu çatışmasahneleri gözüküyor. Aslında filmin türüne kabaca polisiye desek yalan olmaz. Gene fragmanlardan anlayabildiğimiz kadarıyla kamera sürekli sabit; sadece tek mekanda değil, değişik mekanlarda da bu sabit kameralar kullanılmış ve geniş açıdan görüntü alıyor. Bu sabit kameralardan ve kahramansız bir film olduğundan, anı çekiyor olmasından minimalist bir film diyebiliriz. Ama filmin çekimine karşı olanları yani karşıtını da filmin içine alması, kullanılan kameraların da ekranda gözükmesi postmodern yaklaşımda bir film olduğu duygusu da uyandırıyor. Aslında bu kadar çok fragman göstermeleri garip. Ne zaman gösterime gireceği belli olmadığından acaba film tamamen bu fragmanlardan mı oluşuyor diye düşünmeden edemiyoruz. Çünkü bu kadar uzun bir yapımı hangi salon gösterebilir ki. Ama yapımcısı devlet olan bir filmin gişe kaygısı yaşamaması gayet doğal.   devamı (319 kelime)
kameralar nerede duruyor?
Merebaaaaaaa,

Orada değilim ama bir süredir kameralarla ben de uğraşıyorum. Bir sonuç yok. Ancak birazcık anlatmak isterim. Birincisi ben Kanadadan yazıyorum. Şehrin adını paranoyak olduğum için yazmıcam ama zaten bilen de biliyordur:) Geldiğimde okulun içerisindeki kameralar gözüme çarptı. bİRAZCIK etrafa bakınınca ve birkaç kişi ile konuşunca anladım ki; buradaki kamaeralar suç işlenen ya da işlenebilecek mahallere konuyor. Misal: geçen sene okul içerisinde 8 tane tecavüz vakaası olmuş. Bu arada okulun yapısı gereği; binalar birbirne tünellerle bağlı. Hani hava çok soğuk ya; soğuk olduğu için okuldaki herhangi bir yere hiç dışarı çıkmadan gidliebilsin diye böyle bir mimari kullanmışlar. Kameralar geçen sene tecavüz olaylarının arttığı mahallere konulmuş. Mesela bir binanın üst katı gibi. Ve bu özellikle geceleri daha yakından izleniyor. Nedeni ise geceleri suç oranlarının artması. Yanı sıra, gittiğiniz her yerde mesela doktorda bile, okulun çevresinde olan saldırılar dair duyurular görebiliyorsunuz. İnanılmaz bir birbirni kontrol et mekanzması var aslında. Bu birazda buranın minik bir kent olmasından kaynaklanıyor tabi ki. Başka bir boyut ise ırkçılık. Beyazların yoğunlukta yaşadığı bir kent burası; her ne kadar göçmenler çok olsa da onlar da ırkçılıktan yana oldukça başarılı olduklarından mıdır nedir; siyahlar ve çetelerle ilgili bir sürü haberi televizyonlarda görmemek elde değil. Daha geçen ay konservatifler iktidara gelince, silah taşıma yasaklanmaya çalışıldı ve bu aslında siyahlara ve bir de yerlilere yönelik bir tutumdu.
  devamı (555 kelime)
internet mi sokak mı??

“come out and play”

  devamı (8 kelime)
ilk eylemden sonra gelen bir tepki
Londra da yasamakta olan biri olarak " gozetlenme" konusunda iki cift laf edemeden gecemem....  devamı (106 kelime)
HTML   CSS   CC   RSS THEME :: hepimiz@izleniyoruz.net ::